Arı Sağlığı

Arı Sağlığı

Dünya üzerinde yaşanan birçok sorun nedeniyle arı sağlığı büyük tehdit altındadır. Başta küresel ısınma, bilinçsiz tarım ve yeşil alanların tahribatı gibi nedenler günbegün arı biyoçeşitliliğini ve nüfusunu olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm dünyada olduğu gibi arı sağlığı Türkiye’de de tehlikededir. Arıların bir noktadan bir noktaya taşıyabilir veya ithal edebilirsiniz. Fakat arıların yapmış olduğu işleri başka bir canlıya yaptıramazsınız veya ithal edemezsiniz. Doğa için kilit önemlere sahip olan bu işler nedeniyle başta bilim insanları olmak üzere, arıcılar ve çevreciler tüm bu olumsuz etkilerden dolayı endişe içindedirler. Arı nüfusunun dramatik düşüşünün önüne geçmek ve arı ölümlerini engellemek adına çalışmalara devam etmektedirler. Arıların doğadaki tozlaşma rolleri ücretsiz olabilir. Fakat bu durumun korunması ve sürdürülebilmesi için yatırım yapılması gerekir. Arıların yapmış olduğu hizmetin rakamlarla ifade edilmesi belki durumun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.

Arılar Hakkında

Dünya üzerinde yaklaşık 20 bin, Türkiye’de ise yaklaşık olarak 2 bin türle temsil edilen arılar, 100 milyon yıldan bile daha uzun süredir [1] kendine hayran bırakan işlerine devam etmektedir. 2014’te yapılan çalışmalarla yeni bulgulara ulaşılmış, bir arı türü olan bal arısının 1 milyon yıl evvel Asya’dan çıkarak Avrupa ve Afrika’ya yayıldığı bulunmuştur [2]. Binlerce tür içerisinde bulunan bir tür olan bal arısının bilimsel adı ise Apis mellifera’dır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ana bal üretimi bal arısı ile sağlanmaktadır. Bal arısının kadim geçmişi yalnızca yaşadığı süre ile ilgili değildir. Binlerce yıldır insanlar da bal arısını kendine dost edinmiştir. Yerleşik hayata geçen insanoğlu arı yetiştiriciliği dolayısıyla bal üretimine de başlamıştır. Bu süre ise 12.000 yıldan daha erken değildir. Bu süre boyunca başta Mısırlılar, Yunanlar ve Romalılar olmak üzere birçok toplum bal arısının ve balın önemini farketmiş, onlara hayran olmuş ve barınmaları için arı evleri yapmıştır.

Arıların doğa için önemi yalnızca bal arısı ve balla sınırlı değildir. Yaptıkları en önemli işlerin başında tozlaşma gelir. Bugün sofralarımızı süsleyen meyvelerden tutun, kocaman orman ekosistemlerine dek dünya üzerinde bulunan çiçekli bitkilerin yaklaşık olarak %80’i arılar ile tozlaşmaktadır. Başta bal arısının ve yalnız yaşayan arıların polen yayma faaliyetleri sayesinde gıda çeşitliliği varlığını sürdürebilmektedir. Yapılan araştırmalara göre soframıza gelen temel 100 gıda ürününün yaklaşık olarak 71’i arıların tozlaşma hizmetine muhtaçtır!

Arıların olmadığı bir doğa ve insan yaşamı hayal etmek mümkün değildir. Buna rağmen maalesef arılar için durumlar iyiye gitmiyor. Dünya genelinde arı varlığı yıllardır çok ciddi tehditler altındadır. Sayılarında hızla azalmalar meydana gelmektedir. Tüm bu sorunlara karşı arıların doğadaki büyüleyici rollerine devam edebilmesi için gereken her türlü korumayı ve sağlıklarını koruyabilmek adına her türlü mümkün olan önlemleri almamız gerekmektedir.

Arıların İnsanoğlu İçin Önemi

Arıların ekosistemdeki en önemli rollerinden birisi çiçekli bitkilerin büyük bir kısmının tozlaştırıcısı olmasıdır. Bu hizmetin (2015 yılı için) değeri yaklaşık olarak 265 milyar Euro’dur.

Arıların insanlar için faydaları doğrudan onlardan elde edilen ürünlerle ölçülebilmektedir. Bu durumda elbette birinci sırayı bal arısından elde edilen bal yer almaktadır. Bal üretim süreci kimi insanların zannettiği gibi bir şekilde üretilmez. Bal üretimi için bir süreç gerekir ve arı balı çiçekten nektar veya polen toplar toplamaz üretemez. Toplayıcı arılar kovana geri döndüklerinde midelerinde depo ettikleri polen ve nektarı hücrelere boşaltır. Bunu yaparken birtakım enzimler de bu karışıma eklenir. Oluşan karışım ise yine bal değildir. Henüz bala dönüşebilmesi için dinlenmesi ve su içeriğinin %18’in altına düşmesi gerekir. Bu sayede bal uzun süre bozulmadan ve herhangi bir patojen etkisinde kalmadan dayanabilmektedir. Bal toplama işlemi arıcılar tarafından yılda 4 kez bile yapılabilmektedir.

Bal

Arıların Dünya Üzerinde Ekonomik ve Ekolojik Faydaları

  • Arıların küresel ekonomik katma değeri (2015 verilerine göre), yaklaşık 265 milyar Euro’dur.
  • Ekin bitkilerinin arılar tarafından polenlerinin yayılması, sadece üretimi artırmakla kalmaz, ama aynı zamanda meyvenin kalitesini de artırır. Örneğin çileklerde pazar değeri kendi kendini dölleyen bitkilerinkinden yüzde 54 daha yüksektir. Arıların polen yaymasının tek başına çilekler için yıllık değeri ise AB’de satılanlar için en az 1 milyar Euro’dur. Arılar tarafından polenleri yayılan çilekler, daha az şekil bozukluğuna sahiptir ve daha yüksek ticari değerleri vardır.
  • Kakao, vanilya, çarkıfelek gibi ekinlerin tozlaşması yüzde 100 arılara bağımlıdır.
  • Çekirdekli meyveler için böcek döllenmesi, meyve verimini yüzde 40 artırır.
Arı Sağlığı

Endişe Yaratan Arı Nüfusu Düşüşü

%90 -- 2007 yılında ABD’de kaybolan arı kolonisi oranı

%53 -- Son birkaç kıştır Avrupa’da ölen arı kolonisi oranı

%25 -- 2012/2013’te Almanya’da ölen arı kolonisi oranı

%85 -- Son yıllarda Orta Doğu’da kaybolan arı nüfusu oranı

Arı Sayısındaki Gerilemenin Nedenleri

Arı nüfusunun ve çeşitliliğinin dramatik bir şekilde azalmasının tek bir nedeni yoktur. Bilinçsizce ve aşırı derecede yapılan tarımsal ilaçlamadan başlayarak doğal alanların hızla tahribatına dek geniş bir yelpazede nedenler bulunabilir. Olumsuz etkilerin bu derece geniş olması nedeniyle alınması gereken önlemlerin sayısı da bir hayli fazladır. Tüm bu olumsuzluklar göz korkutucu gibi görünse de yeterince çaba ile birlikte sağlıklı bir arı topluluğunun baş edemeyeceği sorun sayısı çok kısıtlıdır. Yeter ki arıların değerini bilelim ve onları korumak isteyelim!

Arıların Sağlığını Nasıl Koruyabiliriz?

Arı sağlığının korunması için dikkat edilemesi gereken en önemli konulardan biri arıların beslenmesidir. Yıl boyunca mümkün olan en fazla sayıda türde bitkinin ekilmesi çiçeklenme zamanlarının birbiri arkasını izlemesi arıların yıl boyu çalışabilmesini dolayısıyla daha uzun süre ve sağlıklı bir şekilde bal, propolis ve diğer faydalı arı ürünleri üretmesi anlamına gelmektedir. Bu durum hem arılar için hem de arıcılar için bir kazançtır.

Diğer bir sorun ise tarımsal ilaçların mahsulümüzü korumamız için gerekli bir adım olarak görüyor olmamız. Tarım ilaçlarının bazıları arıların sinir sistemine etki ederek yönlerini kaybetmesine ve dolayısıyla toplayıcı arıların kovanlarına geri dönememesine yol açmaktadır. Çok küçük dozlar bile birçok canlıya olduğu gibi istemesek de arılara büyük zararlar verebilmektedir.

Kaynakça:

[1] Michener, C.D., 2007, The Bees of the World, Second Edition, The Johns Hopkins University Press.

[2] Walberg, A. ve diğ., 2014, A Worldwide Survey of Genome sequence Variation Provides Insight into the Evolutionary History of the Honeybee Apis mellifera, Nature Genetics.